Ladik’ten Kış Manzaraları

Hafta sonu sıcak evimde oturup keyif yapmak da bir ihtimaldi pek tabii ki. Fakat doğada olma ihtimali söz konusu olduğunda diğer ihtimaller otomatik olarak devre dışı kalma özelliğine sahip olduğundan, hafta sonunun nasıl geçeceğini belirleyen ana etken yaklaşık olarak şöyle bir cümlenin aklımdan geçip geçmemesi olabilir: “Lan bu hafta sonu X’i gezmeye gitmesek mi?”. (Buradaki “X” o kadar farklı parametrelere bağlı ki ona hiç girmiyorum.)

Geçtiğimiz pazar günü Ömer ile birlikte Ladik‘teydik. Ladik zaten memleketimiz olması dolayısıyla her zaman gidip gördüğümüz, bildiğimiz bir yer. Öyle planımız filan da yoktu yola çıkarken zaten. Akdağ kayak merkezini görmek, Ladik Gölü’nün etrafında turlayıp dönmek üzere yola çıktık. Yol boyunca eşlik eden manzara yaklaşık olarak şöyle idi:

Yolda, manzaranın tadını çıkararak düşük bir hızda seyrederken hemen önümüzden bir yaban domuzu gayet sakin bir şekilde sallana sallana yolun karşısına geçti. Sakin tavırları ile “Buralar hep benim. Sen çok yanlış gelmişsin kardeş.” der gibiydi sanki.

Hava kapalıydı. Çevredeki  bütün dağlara sis çökmüştü. Hakim renk; beyaz, siyah ve aradaki tonlardan ibaretti.

Akdağ kayak merkezine çıktığımızda bizi karşılayan manzara sisten başka bir şey değildi doğal olarak. Yoğun sis nedeniyle Akdağ’dan Ladik Gölü manzarası seyredemedik dolayısıyla. O gün için kayak yapmak gibi bir amacımız da olmadığından, biraz etrafta dolanıp inmeye karar verdik. (Tamam, “leğenle ne kayılır la burda” düşüncesi de geçmedi değil aklımdan. Sonuçta caminin oradaki yokuştan az kaymadık çocukken.:) )

Bu arada Akdağ’daki yoğun sis nedeniyle, çektiğim fotoğraflarda gri tondan başka bir şey olmadığından kayak merkezinden fotoğraflar yok maalesef. Artık bir dahaki sefere. :)

Gerek çıkarken özellikle son bir kaç virajda aracın yoğun patinajlar çekmesi, gerekse aracın park ettiğimiz yerden kar nedeniyle kalkmaması gibi pratik nedenlerle inerken araca zincir takmanın mantıklı bir seçim olacağını düşündük (eh müyendisiz sonuçta. bırakın o kadarını düşünebilelim. eheh.). Her zaman olduğu gibi düşünce bazında her şey çok güzeldi tabii ki. Kar-çamur karışımı garip bir zeminde, buz gibi soğuk havada zincir takmak  ancak bunu yapanların anlayabileceği türden bir güzellik olsa gerek. Kardan dolayı buruşmuş, soğuktan dolayı morarmış eller filan… Neyse.

Akdağ’dan aşağı indikten sonra Ladik Gölü’nün etrafını dolandık. Göl kış mevsiminde ayrı bi’ güzel:

(panoramik fotoğraflara tıklayınca büyükleri açılacak.)

Kışın güzelliği bambaşka…

Bir de nerede o eski kış mevsimleri? Aralık bitti daha doğru düzgün kar göremedik. Siz daha devam edin Küre’yi ısıtmaya.

______________________

Not olarak şunlar da kayda geçsin:

Bir özgür yazılım sever, kullanır ve taraftarı olarak fotoğraflarımı işlemek için artık tamamen özgür yazılımlara geçmiş bulunuyorum. Darktable çok başarılı bir Lightroom alternatifi. Gimp çok büyük oranda Photoshop’a gerek kalmadan işimi görse de panoramik fotoğraf oluşturmada henüz o kadar başarılı değil. Panoramik fotoğraflar için de Hugin programını şiddetle öneririm.

Pardus kullanıcılarına not: Gimp zaten kurulu geliyor. Hugin Pardus depolarında mevcut. Darktable henüz 64 bit deposunda yok fakat Alman Pardusseverler depolarına koymuşlar.

Pardus 2011 64 bit depo adresi:

http://pakete.pardususer.de/pardus-2011/x86_64/pisi-index.xml.xz

Bu depo ne ki? Nasıl eklenir? gibi sorularınız için PardusWiki var.

Cici olun, özgür yazılım kullanın. :)

5 Yorum

  1. uğur

    haha :)
    ilk olarak son paragraftaki o güzel alternatifler için çok ama çok teşekkürler :) insan böyle özgür yazılımlar için neler vermiyor ki şu günlerde. sen böyle bilgiler paylaşınca ben evimde mutlu meshud fotoğraflarımı düzenliyor, ince değişikliklere gidebiliyorum. sağol, varol..
    gezi içinse diyecek pek bir şeyim yok. aslında kayak merkezinin fotoğraflarını merak etmedim değil lakin; dediğin gibi sisten pustan bir şey görünmüyorsa diyecek bir şeyimde yok. bundan önceki gezinde de kamp kurmanın filan güzelliklerinden bahsederken bunu düşünmemiştim. karda mangal yakmak filan, hayat ne güzel böyle değil mi? :)
    hadi bakalım hayırlısı diyorum. bundan sonraki gezide artık ne olur bilmem, ama ben yok sis vardı, yok pus vardı bahanelerini dinlemek istemiyorum..
    (yazar burada biraz sinir yapıyor :p)

    1. bizgi

      Özgürlük her alanda güzel… Yazılımda da özgür olmak en güzeli :)
      Bundan sonra bahane yok. Her koşulda fotoğraf çekilecek. :) (Yazar burada kendine sesleniyor)

      Yorum için teşekkürler uğur, selamlar :)

  2. Doğancan Beşikci

    Resimler ve mekanlar oldukça iyi fakat aklıma takılan şu.En üstteki fotoğrafın bir altındakinde solda gördüğümüz ağacı kadrajı sola kaydırarak sağına aslaydık güzel olurdu(tabi bu fikri sol tarafın tamamen düz kar olduğunu var sayarak söylüyorum).Yani sade bir kar manzarası içinde kadrajın sağında tek bir ağaç.

  3. raif

    Ben LADİK LİYİM.ORADA GEÇTİ ÇOCUKLUGUM..El yapması ayak kızakları ile o güzelim yerlerde ve tertemiz kar üzerinde çok ıkaydım.
    Ladifimizin gerek kış gerek bahar ve gerekse yaz aylarının resmsdilecegi muhteşem yerleri var.Önemli olan bu güzellikleri fotograf sanatının inceliklerini kullanarak çekmek ve ülkemizin ve dünyanın her yerine sunabilmektir.Memleketimiz bu ilgiye deger sanırım.
    Ben açtıgım her resim sergisinde mutlaka elimden geldigi kadar çocuklugumdan kalan ve bellegime yerleşmiş mahallemi,daglarımızı,çeşitli çiceklerle bezenmiş göl,ırmak ve nadide yörelerimizi özgün bir şekilde tuvalime resmediyor ve bulundugum yerlerde halkımızın görüşüne sunuyorm. Çekeceginiz fotoraflar torunlrımıza,çocuklrımıza ve biz sanatçılara güzel birer anı ve hediye olacaktır….Teşekkürlerimle

    Raif YAZICI
    E.KD. ALBAY
    ASKER RESSAM

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir