İki Binlik Zirve: Akdağ

Ülkemizde Akdağ olarak adlandırılmış pek çok dağ bulunmakta. Doruğunda uzun süre erimeyen karları gören yöre halkı, öyle Himalayalardaki insanlar gibi dur ben buna bir anlam yükleyeyim şöyle afilli isimler koyayım filan dememiş lan beyaz dağ işte diye düşünüp kestirmeden böyle bir isim koyuvermiş sanırım; bilemedim. Bu günlük girdisine konu olan Akdağımız Amasya-Samsun sınırında yer alan, esas zirvesi Amasya sınırları içerisinde kalan ve geçtiğimiz hafta solo bir tırmanış gerçekleştirdiğim Akdağ.

Çocukken mahallede bakalım bugün neremi yara bere içinde bırakacağım merakıyla koşuştururken uzaklarda sokak aralarından görünen bir dağdı Akdağ. O zamanlar dağcılık diye bir şey olduğundan ve insanların dağlara tırmandığından haberdar olmadığım için, bu dağın en tepesine çıkılabilir mi acaba diye düşündüğümü hatırlıyorum; yalnız kendimi çıkılabileceğine mi yoksa çıkılamayacağına mı ikna ettiğim kısmı tam olarak net değil. Akdağ’a dair hatırlayabildiğim en eski şey sanırım bu.

Evden çıkıp 3-4 saat gibi bir sürede zirveye tırmanıp dönmenin mümkün olduğu bir dağ olmasına rağmen şimdiye kadar hiç tırmanış girişimim olmamıştı. Geçen hafta dur ben bi’ çıkıp geleyim deyip Akdağ’a gittim.

Öncelikle dağ neye benziyor sorusuna cevap olarak arşivimde bulduğum iki fotoğrafı paylaşayım. Tavşan Dağı eteklerinden şöyle görünüyor kendisi:

01

Daha aşağılardan, Yedikır Barajı civarlarından görüntüsü ise şöyle:

02

Sabah 6.30’da kalkıp bir termos çay ve atıştırmalık bir şeyler alarak evden çıktım. Saat 7.15’de yürüyüşe başlayacağım 1100 metredeki Derinöz Barajındaydım. Aslında araçla dağın 1500 metrelerine kadar ulaşmak ve buradan 500-600 metrelik kolay bir tırmanışla zirveye varmak mümkün. Fakat o kadar kısa bir tırmanış beni kesmeyeceğinden kendime daha uzun bir rota çizdim. Amacım zirveye çıkmanın yanında antrenman yapmak olduğundan izlediğim rota gidiş-dönüş toplamda 18 km yürüyüş ve 1000 metre irtifa kazanıp kaybetme şeklinde oldu. Rota şurada. GPS kayıtlar ise wikiloc sayfamda.

Derinöz Barajında arabayı bırakıp bir şeyler atıştırdım ve 7.30 gibi çam ormanlarına daldım.

akdag-03

Hava tam olarak istediğim gibiydi. Güneşsiz, bulutlu serin bir hava. Yürüyüş için ideal. Bu güzel havaya bir de mis gibi çam kokusu eklenince yürüyüşün ilk etapları gayet rahat bir şekilde geçti. Oldukça hızlı bir tempoda barajdan uzaklaşıp karşı kıyıya geçtim.

akdag-04

40 dakika ve 4 km kadar yürüyüşün ardından 1400 metrelere kadar mola vermeden yürüdüm.

akdag-04

Kafamda iki mola ile zirveye varmak ve inerken tek mola verip tırmanışı bitirmek gibi bir düşünce vardı. 4 km yürüyüşün sonunda hala yorgunluk belirtileri ortaya çıkmadığından bu hedefe ulaşabileceğimi düşünerek yürüyüşe devam ettim.

İlk molayı, dağın tabanına kadar giden toprak araç yoluna çıktığımda verdim. Biraz çay içip atıştırdım ve 10 dakikalık molanın ardından, sonbaharın kasvetine kasvet katan uzaklardan gelen hızar seslerinin eşliğinde dağa yaklaşmaya devam ettim.

akdag-06

Bir buçuk saatlik yürüyüşün ardından bulutların içinde de olsa sonunda dağ göründü.

akdag-07

Zirve bulutların içinde kaldığına göre zirvede manzara seyretme keyfi olmayacaktı ama sorun değildi. Buralarda da manzara yeterince güzeldi.

akdag-08

Yaklaşık 2 saat ve 7.5 km yürüyüşün ardından artık dağın eteklerinde idim.

akdag-09

Dağda biraz daha yükseldim ve eğimin artmaya başladığı bir noktada, bulutların içine girmeden zirve öncesi ikinci ve son molamı verdim. Çayımı yudumlayıp kurabiyelerimi yerken seyrettiğim manzara şöyle bir şey idi:

akdag-10

Molanın ardından tırmanmaya devam…

akdag-10

Zirve sırtına bağlanmaya 100 metre kadar kala eğim oldukça arttı. Aslında bir miktar batıya kayıp daha az eğimli ve taşsız bir zeminden sırta bağlanmak da mümkün fakat ben gözüme kestirdiğim yöne doğru bodoslama daldığım için görece fazla eğimli ve taşlı bir zeminde tırmanarak sırta ulaştım.

akdag-12

Dik bölümü aşıp sırta bağlandıktan sonrası taşlık zeminde zirveye kadar kolay bir yürüyüşten ibaretti.

Sabah 7.30’da 1100 metreden başlayan yürüyüşün 9 km’lik tırmanış kısmı 10.30’da 2060 metrelik zirvede son buldu.

akdag-13

Dağın yüksekliği konusunda çeşitlilik de çok güzel bu arada; Wikiloc’un GPS ölçümüne göre 2110 metre, altimetreme göre 2035 ±10 metre, Google Earth’e göre 2050 metre. İnternette rastladığım çeşitli yazılarda sanırım yuvarlamışlar ve 2060 metrede karar kılmışlar. Ben de 2060 metreyi kullanıyorum.

Zirvede yaklaşık yarım saat kadar vakit geçirdim.

akdag-14

Sonrasında dağın daha az eğimli bir yerinden inişe geçtim.

akdag-15

1.5 saat gibi bir sürede arabayı bıraktığım yere indim.

(Yazıyı çat diye bitiririm, hiç acımam. heheh.)

5 Yorum

  1. Buket

    Aha bu bizim ” Akdağ dan karmı bağışlıyon sen ? ” deki Akdağ =)) Malesef beni halaa salmıyolar -_- Senelerdir Derinözle sınırlı kaldıp bi zirveyi görememiştim iyi oldu. Yazıda gayet güzel olmuş, keyif verdi tebrikler ;) 

  2. Burak İzgi

    Teşekkürler Buket. :)
    Aslında benim de zirveyi tam olarak gördüğüm söylenemez. Sisten, buluttan pek bir şey anlamadım. Şöyle bi’ kış gelsin de açık bir günde karlara bata çıka zirveye yürüme niyetim var. Bakalım, kısfmet :)

  3. çağrı

    Hocam yazınız çok başarılı hatta ‘ abi çok iyi yaa ‘ cinsten bir gün inşallah beraber de bir zirve yapma hayalim var sizinle haberiniz olsun bunuda ilk defa burdan söylüyorum :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir